Mehmet Kartal – Türkiye’de Sosyal Medya Raporu

“Bugün dünya nüfusunun üçte ikisi, herhangi bir sosyal ağı ziyaret ediyor. Ziyaret ettikleri platformlarda harcadıkları zaman ise internette harcanan zamandan üç kat hızlı artıyor. Milyonlarca kişi sosyal med­yada içerik üretiyor. 2012’de sadece Twitter’ın kullanıcı sayısının bir milyar kişiyi geçmesi bekleniyor.”[1]

 


[1] Umut Bavlı, “Sosyal Medyanın Dayanılmaz Cazibesi”, Zorlu, Sayı: 33, Nisan- Mayıs- Haziran 2011, s. 4.

Giriş

İnsanlık var oldu günden itibaren birbiri ile iletişime geçmek ve bilgi alışveri­şinde bulunmak için kitle iletişim araçlarına gereksinim duymuştur. Kitle iletişim araçlarının gelişim seyri kâğıdın bulunması ile dönüşüme uğramış ve bu dönü­şüm yazılı basının ortaya çıkmasında büyük rol oynamıştır. Yazılı basını işitsel ve görsel medya izlemiş, 20. yüzyılın son çeyreğine kadar bu medya şekilleri hâki­miyetini sürdürmüştür ancak 20. yüzyılın son çeyreğinde meydana gelen tekno­lojik gelişmeler “medyanın dönüşümü” olgusunu beraberinde getirmiştir.

Son dönemde kitle iletişim araçlarında meydana gelen insan tahayyülü üze­rindeki hızlı gelişme, insanların dünyanın neresinde yaşarlarsa yaşasınlar ya da toplumsal tabakalaşmanın hangi katmanında yer alırsa alsınlar küresel eğilimlerle daha yoğun etkileşim içine girmesine sebep olmuştur. Bireylerin küresel toplum­sallaşmaya ve bu toplumsallaşmanın meydana getirdiği küresel kültüre katılı­mında etkili olan birçok sosyo-psikolojik, sosyal ve kişisel faktör ile bu faktörleri etkileyen araçlar vardır. Bunların içinde toplumları en etkin şekilde yönlendiren­lerden biri de medyadır. Medya bireylere ve topluma ilişkin kültürel değişkenleri etkilediği gibi tüketim kalıpları ve alışkanlıklarını da şekillendirmeye başlamıştır.

20. yüzyılın son çeyreğinde enformasyon toplumunda kitle iletişim araçlarının son halkası olarak ortaya çıkan internet, diğer bütün kitle iletişim araçları gibi, dünya çapında hızla yayılarak, insanların hayatları üzerinde etkili olmaya başla­mıştır. İnsanlar, internetin hayatlarına girmesiyle birlikte, ihtiyaç duydukları her bilgiye hızla ulaşabilmekte, ulusal ve uluslararası bütün güncel haberlere takip edebilmekte, bankacılık işlemlerinden market alışverişine varıncaya dek günlük ihtiyaçlarını internet üzerinden giderebilmekte ve sosyalleşme adı altında tanı­dıklarıyla ya da tanımadıklarıyla iletişime geçebilmektedirler. Bütün bilgilere her yaştan insanın ulaşabilmesi bir takım sakıncalar doğursa da önüne geçilemez bir bilgi portalı olması interneti vazgeçilmez kılmıştır.

İnternet günümüzde artan bir şekilde, bireylerin arkadaşları ile iletişime geç­tiği, televizyon seyrettiği, müzik dinlediği, dünyadaki diğer insanlarla birlik duy­gusu hissettiği ve kendini ifade etmesini sağlayan iletişim biçimlerini oluşturduğu üçüncü bir mekân durumuna gelmiştir (birincisi ev, ikincisi iş).[1] Her kesimden, top­lumsal tabakadan, kültürden ve yaştan kullanıcıya sınırsız olanak sunan inter­net dünyası geleneksel medya biçiminin de öngörülemez ve geri döndürülemez biçimde bir değişim içerisine girmesine yol açmıştır.

Geleneksel medya insanlara sadece haberi ileterek tek yönlü iletişim sağlarken, yeni medya bireylerin iletişim için bilgisayarlarını ve mobil cihazlarını internet üzerinden etkileşimli bir şekilde kullanması anlamına gelmektedir. Yeni medya, internetin etkileşimli iletişim gücünü tanımlayan soyut bir kavram olmakla bir­likte, bu gücü kullanan araçlar, sosyal medya araçları olarak adlandırılmaktadır.[2]

Sosyal Medya

Sosyal medya, salt okunur halden etkileşimli bir sanal dünyaya çeviren Web 2.0 akımının gelişmesiyle birlikte amacı bilgi alışverişi yapmak, çalıştıkları sektörler­den veya ilgilendikleri alanlardan, aynı fikri paylaştıkları insanlarla tanışmak olan kullanıcılar, kurulan sosyal ağ siteleri ile internet üzerinde toplanmaya başladı. Bu sitelerde oluşan ilişkiler gelişerek, gerçek hayatta da buluşan insanların oluş­turdukları sosyal medyayı ortaya çıkardı. Günümüzde sosyal medya, içinde şirket yöneticilerinden danışmanlara, internet liderlerinden reklamcılara, blog yazarla­rından gazetecilere kadar geniş bir kitlenin fikir alışverişi yaptığı bir ortam sun­maktadır.[3]

Hızlı bir trend yayılımı içerisinde olan sosyal medyada, zaman ve mekan sı­nırlaması olmadan paylaşım ve tartışma yapılabilmektedir. İnformal bir eğitim alanı olarak da görülen sosyal medya, günümüzde en etkili pazarlama kanalla­rından biri olarak kullanılmaktadır. İçinde, sosyal medya ajansları, uzmanları, bloggerlar, stratejistler ve teknoloji şirketlerini barındıran sosyal medya plat­formu, bu bakımdan içerisinde birbirinden farklı birçok iş kolunu barındırır. Bunlara ek olarak, bir kitle iletişim aracı olması açısından, radyoyu çoktan geride bırakmış, televizyonu da geride bırakmak üzere olan birbirinden farklı yayın or­ganlarını kapsayan bir yayın platformudur.

Sosyal medyanın kullanım genişliğini ortaya koymak için bir iletişim güvenliği kurumu olan Clear Swift yetkilileri tarafından yapılan bir araştırmaya göre;

“- Amerika’daki çalışanların %83’ü ofis araçlarını sosyal medyaya ulaşmak için kullanmaktadır.

–       İngiltere’deki ofis çalışanlarının %42’si ve Amerika’daki ofis çalışanlarının %30’u işle ilgili konuları sosyal medya uygulamaları ile gerçekleştirdiklerini ifade etmiştir.”[4]

Diğer taraftan sosyal medyanın dünya çapında kullanımı için yapılan diğer bir değerlendirmeye göre;

“- Dünya üzerinde her üç kişiden ikisi sosyal ağları ziyaret etmektedir.

–       İnternette sosyal medya kullananların oranı %68’in üzerindedir.

–       Türkiye Avrupa’nın internette en çok zaman geçiren ülkesi konumunda­dır.”[5]

Sosyal medya araştırmalardan da gözlemlenebileceği üzere birçok bilimsel ça­lışmaya konu olmaya devam ederken, başlı başına bir bilim olup olmayacağı ko­nusunda da fikirler üretilmektedir. Sosyal medyanın gerek kullanım alanlarının yaygınlığı gerekse gelişimi bireylerden toplumlara birçok katmanda değişime yol açmaktadır. Özellikle Amerika’da başlayan siyasi katılımlarda sosyal medyanın kullanılması günümüzde ülkemiz Türkiye de dahil olmak üzere birçok ülkede kullanılmaya başlanmasına yol açmıştır. Araştırmalar göstermektedir ki sosyal medya siyasal mecrada da oldukça önemli bir konuma sahip olmaya başlamıştır. Bütün bunlara ek olarak, bloglar, sosyal ağlar, bilgi paylaşım teknolojileri ve mo­bil teknoloji savunma operasyonlarının taktiksel olarak kabuk değiştirmesine yol açmaktadır. Bu nedenle sosyal medyanın, bilimsel araştırmalara konu olmaktan çıkıp başlı başına bir bilim dalı olması ihtimali güçlenmektedir.

Bu konuda, ABD Gelişmiş Savunma Araştırmaları Proje Ajansı (DARPA), “Sosyal Medyada Stratejik İletişim” alanında bir araştırma yapmak amacıyla proje önerisinde bulunmuştur. Bu projenin başarılı bir biçimde sonlanması durumunda;

“1- Algılama, sınıflama, ölçme ve değerlendirme:

–       Fikir ve kavramların oluşumu

–       Maksatlı ya da aldatma amaçlı bilgileri

2- Sosyal Medya siteleri ve iletişim kanallarında kampanya oluşturma ya da mevcut kampanyaları etkileme

3- İkna kampanyalarının etkisini ölçme, katılımcıları ve niyetlerini tanımlama

4- Mesajlardaki düşman etkisinin ölçülmesi”[6]

Dünyada Sosyal Medya Kullanımı

–       Sosyal medya internette bir numaraya oturmayı başarmıştır.

–       İnternet piyasası araştırma şirketleri arasında önemli bir konumda olan eMarketer’in raporuna göre, 2012 sonunda 1.43 milyar kişinin sosyal medya ağla­rında aktif kullanıcı olarak yer tahmin ediliyor. Bu rakam, geçen yıl ile kıyaslan­dığında, %19,2 daha fazla kullanıcı olacağı anlamına geliyor.[7]

–       Sadece ABD’de sosyal ağlar, özellikle de Facebook’ta yer alan bir uygu­lama sayesinde 182 bin kişi istihdam ediliyor. Bu kadar kişinin yarattığı ekonomi­nin de 12 ila 15 milyar dolar arasında değiştiği düşünülüyor. Çalışmada belirti­lenlere göre, sosyal medya platformları tamamen yeni bir endüstri yaratıyor. Fa­cebook ve diğer platformlardaki büyüme, doğru orantıyla istihdam ve genel eko­nomiye katkı sağlıyor. Sosyal ağlar için uygulama geliştirmek en önemli iş kay­naklarından biri olarak değerlendirilmeye başlanıyor.[8]

–       İzlanda özellikle ekonomik kriz sonrasında daha demokratik ve özgür­lükçü bir anayasa için çalışmalar sürdürüyor. İzlanda yeni anayasa için hazırlanan taslağı sosyal ağlar üzerinden halka soruyor, gelen önerileri değişiklik olarak tas­lağa yansıtıyor.[9]

–       2012 Londra Dünya Olimpiyatları’nda bir ilk yaşandı. İki hafta süren olimpi­yatlarda haberlerin ve son gelişmelerin yoğunlaştığı buluşma noktası sos­yal ağlar oldu. Bu durum olimpiyatların “sosyal medya olimpiyatları” olarak ad­landırılmasına yol açtı.

–       Son on yılda sosyal medyanın nasıl bir duruma ulaştığının en büyük kanıtla­rından bir tanesi de dünyaca ünlü “WikiLeaks” belgelerinin sosyal medya aracılığı ile paylaşılması olmuştur. Tüm dünya bu belgeler ile birlikte sosyal med­yanın siber saldırılara mecra olabileceğini görmüş oldu.

Türkiye’de Sosyal Medya- Birkaç Not

–       Türkiye’deki nüfusun üçte biri, yani yirmi beş milyon birey türlü amaçlar için internet kullanıyor. Türkiye’deki gençler arasında internet kullanım oranı ise %57’dir.[10]

–       2012 yılı ikinci çeyreği itibariyle Türkiye’deki toplam internet abone sayısı 18,30 milyonu geçmiştir. 2012 yılının ikinci çeyreğinde toplam internet aboneli­ğinde, bir önceki üç aylık döneme göre %10,2 artış gerçekleşmiş olup; fiber, kablo ve özellikle mobil internet abonelerinin artmasıyla birlikte internet abone sayıla­rındaki genel artış eğilimi de devam etmiştir. Toplam internet abone sayısının yıl­lık büyüme oranı ise %65,9 olarak gerçekleşmiştir.[11]

–       Dünyaca ünlü PricewaterhouseCoopers denetim ve danışmanlık şirketinin (PwC), Türkiye ve dünyada internet kullanımı üzerine yaptığı araştırmaya göre, sosyal medya geçirilen sürelerde Türkiye ortalama ayda 10,2 saatle 4. sırada yer alırken, İsrail 11,1 saatle birinci oldu.[12]

–       Türkiye‘ de internet kullanımı ile ilgili en yakın zamanda ve gerçeğe yakın bilgilerden oluşturulan bir infografik.  Türkiye nüfusu 75 milyon iken internet kullanıcı sayısı 35 milyon civarında. İnternet kullanımında yaş ortalaması 28,5. 2011 yılındaki işletme sayısı 2,2 milyon iken web sitesi olan işletmelerin oranı %25.  Türkiye’ de sosyal medya kullanımı ise şu şekilde. Facebook kullanıcı sayısı 31 milyon, Google+ kullanıcısı 1 milyon, Twitter kullanıcısı 6 milyon ve Linkedin kullanıcısı 1 milyon civarında.[13]

–       Her geçen gün gelişmekte olan sosyal medya mecrası için Türkiye’de “Sos­yal Medya Ödülleri” töreni düzenlenmektedir. İTÜ İşletme Mühendisliği Ku­lübü’nün 2011 yılında ikincisini gerçekleştirdiği organizasyonda; sosyal medyayı aktif kullanan kurumlara ve bireylere 16′sı kurumsal 9′u kişisel olmak üzere 25 dalda ödül verilmiştir.

–       Global Web Index Araştırması’na göre, Türkiye’de her gün en az 1 saat inter­nete bağlanan kullanıcıların %24′ü kişisel blog yazdıklarını belirtiyor. Bu oran Avrupa ortalamasının üzerinde yer alıyor. Kişisel blog yazmada en aktif ül­keler ise sırasıyla; Çin, Endonezya ve Güney Kore.[14]

Sonuç

Sosyal medya Twitter, Facebook, Googleplus, Friendfeed, Linkedin ve daha bir­çok sosyal ağdan meydana gelen bir mecradır. 21. Yüzyılın ilk çeyreğine damga vuran sosyal medya, haberleşmeden iletişime, markalaşmadan pazarlamaya, si­yasi karar alma süreçlerinden ekonomik düzenlemelere ve daha birçok alana ya­yılımı son derece hızlı ve güçlü olan bir uygulama alanıdır. Bilgi teknolojilerinin geldiği son aşama olarak adlandırılan sosyal medya geleneksel medya şekillerinin üzerine şerit çekmiş ve kullanım oranları ile yerini sağlamlaştırmıştır. Artık siyasi güçler de dahil olmak üzere karar alma ve ikna etme süreçlerinde sosyal medyaya başvurmaktadır. İlk olarak Amerika Birleşik Devletleri genel seçimlerinde Obama’nın kullanmaya başlamasıyla siyaset sosyal medyaya taşınmıştır.

Özellikle toplumun büyük bir kısmını genç nüfusun oluşturduğu Türkiye’de de sosyal medya giderek güçlenmektedir. İnternetin ve sosyal medya uygulama­larının daha çok gençler tarafından kullanıldığı düşünüldüğünde Türkiye’nin hem internet hem de sosyal medya kullanım oranlarının dünyada ilk sıralarda olması kaçınılmazdır. Bu nedenle, bu denli büyük bir etki alanı ve güce sahip sos­yal medya mecrasının daha çok bilimsel çalışmaya konu edilmesi de gerekmekte­dir. Aynı zamanda markalaşmanın ön koşullarından biri olarak da görülen sosyal medya mecrası ekonomik büyümenin de anahtarını elinde tutmaktadır. Geliş­mekte olan bir Türkiye’nin bu alanda daha profesyonel ve daha akademik çalış­malara imza atması elzemdir.

 

Son Not:

Mehmet KARTAL, Başbakanlık, Basın ve Halkla İlişkiler Müşaviri.

 


Kaynakça

AKINCI., V., BAT, M. (2010), “Yeni Bir İletişim Ortamı olarak Sosyal Medya: Ege Üniver­sitesi İletişim Fakültesi’ne Yönelik Bir Araştırma”, Journal of Yaşar University, Sayı: 20, No: 5, s. 3348- 3382.

BAVLI, U. (2011), “Sosyal Medyanın Dayanılmaz Cazibesi”, Zorlu, Sayı: 33, Nisan- Mayıs- Haziran.

BOZKURT, A. (2010), “Siyasiler Sosyal Medya Rüzgârının Farkında…”, Bilişim, Yıl: 38, Sayı: 27.

ÇETİN, E. (2009), “Sosyal İletişim Ağları ve Gençlik: Facebook Örneği”, Süleyman Demirel Üniversitesi Uluslararası Davraz Kongresi Bildiri Kitabı, 24- 27 Eylül 2009, Türkiye, s. 1094- 1105.

ÇİLDAN, C. vd. (2012), “Sosyal Medyanın Politik Katılım ve Hareketlerdeki Rolü”, Uşak Üniversitesi Akademik Bilişim Konferansı.

NEGİZ, M. (2012), “Bilgi Ekonomisi: Sosyal Medya Analizi”, http://www.belgeler.-com/blg/2u6j/ sosyal-medya-analizi Erişim Tarihi: 09.09.2012

http://www.paymag.net/rakamlarla-dunya-genelinde-sosyal-medya-kullanimi/ Erişim Ta­rihi: 10.09.2012

http://www.yenimedyaduzeni.com/sosyal-aglar-dev-bir-ekonomi-yaratti/ Erişim Tarihi: 11.09.2012

http://www.yenimedyaduzeni.com/yeni-anayasayi-facebookta-yapiyorlar/ Erişim Tarihi: 11.09.2012

http://www.sosyalmedyaport.com/turkiyede-internet-kullanimi-ve-mobil-pazar-istatis­tikleri-btk-2012-q2-raporu.html Erişim Tarihi: 12.09.2012

http://t24.com.tr/haber/turkiye-ve-dunyada-internet-ile-sosyal-medya-verileri-ne-soylu­yor/208655Erişim Tarihi: 12.09.2012

http://www.serhanyildiz.net.tr/turkiye-internet-kullanimi-infografik/ Erişim Tarihi: 10.09.2012

http://smgconnected.com/turkiye-diger-ulkelere-gore-e-ticaret-ve-sosyal-medya-kullani­minda-hangi-noktada Erişim Tarihi: 09.09.2012

 

 


[1] Ebru Çetin, “Sosyal İletişim Ağları ve Gençlik: Facebook Örneği”, Süleyman Demirel Üniversitesi Ulusla­rarası Davraz Kongresi Bildiri Kitabı, 24- 27 Eylül 2009, Türkiye, s. 1094- 1105.

[2] Cihan Çildan ve Diğerleri, “Sosyal Medyanın Politik Katılım ve Hareketlerdeki Rolü”, Uşak Üniversi­tesi Akademik Bilişim Konferansı, 2012.

[3] Aslıhan Bozkurt, “Siyasiler Sosyal Medya Rüzgarının Farkında…”, Bilişim, Yıl: 38, Sayı: 27, 2010, s. 50.

[4] Z. Beril Akıncı Vural & Mikail Bat, “Yeni Bir İletişim Ortamı olarak Sosyal Medya: Ege Üniversitesi İle­tişim Fakültesi’ne Yönelik Bir Araştırma”, Journal of Yaşar University, Sayı: 20, No: 5, 2010, s. 3352.

[5] Z. Beril Akıncı Vural & Mikail Bat, “Yeni Bir İletişim Ortamı olarak Sosyal Medya: Ege Üniversitesi İle­tişim Fakültesi’ne Yönelik Bir Araştırma”, Journal of Yaşar University, Sayı: 20, No: 5, 2010, s. 3353.

[6] Muhammet Negiz, “Bilgi Ekonomisi: Sosyal Medya Analizi”, http://www.belgeler.com/blg/2u6j/sos- yal-medya-analizi Erişim Tarihi: 09.09.2012

[10] Muhammet Negiz, “Bilgi Ekonomisi: Sosyal Medya Analizi”, http://www.belgeler.com/blg/2u6j/ sosyal-medya-analizi Erişim Tarihi: 09.09.2012

[12] http://t24.com.tr/haber/turkiye-ve-dunyada-internet-ile-sosyal-medya-verileri-ne-soylu­yor/ 2086 55 Erişim Tarihi: 12.09.2012