MHP

İsmet BÜYÜKATAMAN – MHP GENEL SEKRETERİ – BURSA MİLLETVEKİLİ

İsmet Büyükataman, 22 Aralık 1953’te Amasya Merzifon’da doğdu. Babasının adı Tevfik, annesinin adı Kadriye›dir.

İnşaat Müteahhidi; Bursa Eğitim Enstitüsü Matematik Bölümü’nü bitirdi. Yüksek lisansını Ankara İktisadi ve Ticari İlimler Akademisi İdari Bilimler Enstitüsü’nde tamamladı.

Öğretmen olarak çalıştı. Bursa Ülkü Ocakları Başkanlığı yaptı. MİSK Genel Merkezi Eğitim Dairesi’nde çalıştı. Mayaş Yayınevi’ni kurdu. Bursa MİSK Bölge Temsilciliği görevini yürüttü. Serbest olarak inşaat müteahhitliği yaptı.

23. Dönemde Bursa Milletvekili seçildi.

Orta düzeyde İngilizce bilen Büyükataman, evli ve 2 çocuk babasıdır.

PDF-icon  PDF şeklinde indirmek için tıklayın. 

 İ&D: Partiniz ve lideriniz  30 Mart 2014 yerel seçimlerinde nasıl bir strateji izledi? Kısaca anlatabilir misiniz?

İsmet BÜYÜKATAMAN:  MHP, 24 Ocak 2013 günü Bilecik Söğüt Belediye Başkan Adayı’nı ilan ederek seçim çalışmalarını başlatmış, daha sonra ise ilki 29 Eylül 2013 tarihinde Ankara’da, ikincisi 08 Kasım 2013 tarihinde Kayseri’de ve üçüncüsü 08 Aralık 2013 tarihinde İstanbul’da olmak üzere üç etapta adaylarını açıklamış ve vatandaşla buluşmalarını sağlamıştır.  Bu yönüyle de adaylarını kamuoyuna ilk açıklayan ve Mahalli İdareler Seçim çalışmalarını başlatan parti olmuştur.

MHP, 30 Mart Mahalli İdareler Seçimleri’ni çok önemsemiş ve bu seçimlere özel anlamlar yüklemiştir. Bu seçimlerin ülkemiz ve milletimiz için bir kader seçimi olduğunu ifade etmiş, bu çerçevede Sayın Genel Başkanımız seçim çalışmalarında olağanüstü bir gayret ortaya koyarak Türkiye’yi il il, ilçe ilçe gezmiştir. Bu kapsamda 45 il, 246 ilçe ve 15 beldede toplam 306 program gerçekleştirmiştir. Bununla beraber pek çok küçük çaplı toplantı ve konuşma da tertip edilmiştir.

Bu çalışmaların yanı sıra Merkez Yönetim Kurulu üyelerimiz, milletvekillerimiz, her kademedeki parti yöneticilerimiz ve adaylarımız topyekun bir seferberlik anlayışı içerisinde bu çalışmaların içerisinde yer almışlardır.

İ&D: Seçim kampanyasını yürütürken en çok nelere dikkat ediyorsunuz? Hedef kitlenize ulaşmak için nasıl bir yol izliyorsunuz; gençler (oy kullanmayanlar), seçmenler (oy kullananlar), partililer ve genel olarak toplumla ayrı ayrı nasıl iletişim kuruyorsunuz? İletişimi sağlamak için en çok hangi araçları kullanıyorsunuz? Bütün bu kitlelerle iletişiminizi sağlamada aynı yönteme mi başvuruyorsunuz, yoksa her biri için farklı yöntemleriniz var mıdır?

İsmet BÜYÜKATAMAN: Milliyetçi Hareket Partisi, Türk siyasi hayatının temel taşı bir parti olmasının yanında toplumsal merkezdir. Ülkücü Hareket yalnızca seçim odaklı bir çalışmanın içerisinde yer almadığı için sürekli toplumun içindedir ve 7’den 77’ye toplumun nabzını tutmakta, ihtiyaç ve beklentilere göre projelerini üretmektedir.

Toplumsal merkez olmamız nedeniyledir ki pek çok dernek, vakıf, sendika vb. yapı ile kopmaz bağlara sahibiz. Görsel ve yazılı medyada Hareketimizin dinamiklerini canlı tutan faaliyetlerle, yayınlarla yer bulmaya çalışıyoruz. Gençlerimiz, kadınlarımız, teşkilatlarımız sürekli bir faaliyet içerisinde, toplumun her kesimi ile buluşmak ve kucaklaşmak gayreti içerisindedirler.

Milliyetçi Hareket Partisi olarak, geleceğimizin teminatı olan gençlerimizin ve kadınlarımızın Türk siyasetinde etkin rol üstlenmelerini ve katılımlarını temin konusunda özel çaba sarf etmekteyiz ve bu konuyu çok önemsemekteyiz.

İ&D: Toplumdan size gelen mesajları nasıl değerlendiriyorsunuz? Mutlaka bir geri bildirim söz konusudur. Peki, bu geri bildirimleri değerlendirmeye yönelik herhangi bir yöntem geliştirdiniz mi?

İsmet BÜYÜKATAMAN:  Büyük ölçüde vatandaşımıza bir geri bildirim yapılmaktadır. Bu temas öncelikle telefon olmak üzere, faks, sosyal medya ya da e-posta ile gerçekleşmektedir. Gelişen teknolojik imkânlar ölçüsünde de vatandaşımıza geri bildirim eskisine göre çok daha kolay yapılabilmektedir. 7/24 çalışan MHP ÇağrıMerkezimiz’de ise her gün binlerce vatandaşımızla bire bir iletişim sağlanmaktadır.

Milliyetçi Hareket Partisi’nin seçmeni oldukça bilinçli, neden oy verdiğini bilen, verdiği oyun da hesabını soran bir seçmendir. Bizim oylarımızda diyebiliriz ki bir tane dahi tesadüfî oy yoktur. Hâl böyle olunca Genel Merkez’e gelip fikir alışverişinde bulunan vatandaşlarımız olduğu gibi bize kadar gelmeyip ilçelerimizde ve illerimizde düşüncelerini aktaran, olumlu-olumsuz görüş bildiren pek çok insanımız var.

İnsanımız AKP iktidarının kendisini yıprattığının farkındadır. Milliyetçi Hareket Partisi’nin çözüm önerileriyle tanıştıkça da partimize bakışı olumlu yönde değişmektedir. Bizimintibamız şudur ki ilk genel seçimde halkımız, anketlerin yönlendirmeye çalıştığının aksine partimize büyük bir teveccüh gösterecektir. Zaten halkımızın yerel seçimlerdeki eğilimi de bunu göstermektedir.

İ&D: Partiniz bu seçim yarışında internet ve sosyal medyadan mutlaka faydalanmıştır. Sizce medyada yoğun bir şekilde yer almak ile seçim sonucu arasında bir bağlantı var mıdır? Olduğunu düşünüyorsanız, ne yönde olduğunu açıklayabilir misiniz?

İsmet BÜYÜKATAMAN: Seçim öncesi medyada yer alan “Alo Fatih” skandalı herkesin malumudur. “Alo Fatih” aysbergin sadece görünen yüzüdür. Maalesef medya MHP’ye yeteri kadar yer vermemektedir. Televizyonlar neredeyse sabahtan akşama kadar iktidar partisinden hatta sadece Başbakan’dan başka haber vermemektedir. Ancak partimiz sosyal medyayı en iyi şekilde kullanmakta ve vatandaşımıza sosyal medya marifetiyle ulaşmaktadır. Malumunuzdur, iktidar buna da tahammül gösteremeyerek seçim öncesi bazı sosyal medya sitelerini kapatmış, bu siteler mahkeme kararıyla açılmış, ancak Başbakan buna saygı duymadığını ifade etmiştir. İktidarın özgürlük ve hukuk anlayışlarını bu birkaç misal yeterince ortaya koymaktadır.

İ&D: Seçim sonucu itibariyle; oy oranları ve kazanılan yerler bakımından partinizi başarılı buluyor musunuz? Partinizin bu seçimden başarıyla çıktığını düşünüyor musunuz? Başarılı buluyor iseniz, bu başarının sırrı nedir? Başarısız olarak değerlendiriyorsanız, sizce sebebi/sebepleri neler olabilir?

İsmet BÜYÜKATAMAN: Yandaş medya gerçekleri örtmek, yanlışları gizlemek, ihanet ve melanetleri saklayabilmek amacıyla âdeta geceyi gündüze katmıştır. Adalet ve Kalkınma Partisi devletin her türlü imkânını pervasızca kullanmış, kamu kaynaklarını keyfince siyasi faaliyetlerine seferber etmiştir. Basının seçimden sonra yaptığı en büyük manipülasyon MHP’nin aldığı oy oranıyla alakalıdır. Malum yayın organlarında MHP’nin oy oranı dahi olandan daha düşük söylenmektedir.

Milliyetçi Hareket Partisi Türk milletinin seçim ve tercihine saygı duymaktadır. 30 Mart seçimleri enine boyuna incelenecek ve analiz edilecektir. Bu seçimlerde de millî iradenin vermiş olduğu mesaj dikkatle değerlendirilecektir. Yaşanan çok sıkıntılı siyasi süreçler ve imkânların kısıtlılığı göz önüne alındığında Milliyetçi Hareket Partisi önemli sayılabilecek bir başarıya imza atmıştır. Bilhassa büyükşehir, il, ilçe ve belde belediye başkanlıklarında ya kazanmış ya da kazanmanın eşiğine gelmiştir. Bu bizim açımızdan olumlu bir gelişme, gelecek için de ümitvar bir tablodur.

İ&D: Sizce 30 Mart 2014 yerel seçimlerinin geçmişte yaşanan diğer seçimlerden farkı nedir?

İsmet BÜYÜKATAMAN: Türkiye, çok partili siyasi hayata geçildiğinden bu tarafa 18. yerel seçimini 30 Mart 2014 tarihinde gerçekleştirmiştir. 2002 Genel Seçimlerinden sonra; özellikle 2009 yerel seçimleri ve 2014 yerel seçimleri tamamıyla genel seçim atmosferi içerisinde geçmiştir. Bu, R.T Erdoğan’ın bilerek uyguladığı siyasi bir taktik olarak karşımıza çıkmaktadır. 2007 yılı seçimleri ile birlikte uygulamaya konan bu taktikle; toplumun belirli bir kesimini dışlayan, aşağılayan bir tutum ile ötekileştiren, kamplaştıran bir siyaset anlayışı içerisine girilmiştir. R.T. Erdoğan 2007 seçimlerinden itibaren 30 Mart 2014 yerel seçimleri de dahil olmak üzere yapılan tüm seçimleri ve seçim kampanyasını bir referandum havasına sokup, her seçimde kendisini halka onaylatmıştır.

Bu seçimler, son 10 yılın en geniş katılımlı seçimleri olmuştur. Yolsuzluk, rüşvet, hırsızlık iddiaları altında, genel seçim havasına dönüştürülen 30 Mart 2014 Yerel Seçimleri neticesinde milletimizin iradesi tecelli etmiştir. 2007 yılından bu yana – özellikle iktidar nifaklı – partimize yönelik her seçim döneminde asılsız iddialar ve algı operasyonları, bu yerel seçimde de sürdürülmüştür.

İ&D: Seçim tahlilleri yaparken hangi hususların ön plana çıktığını düşünüyorsunuz?

İsmet BÜYÜKATAMAN:Gerçekleştirmiş olduğumuz yerel seçimde görülmüştür ki belediyecilikte iflas eden AKP iktidarı, illerde ve ilçelerdeki kaliteli, bölgesinde karşılığı olan, sevilen adaylarımız karşısında güçlü adaylar çıkaramamıştır. Bu nedenledir ki AKP, seçim stratejisini toplumda gerginlik yaratmak, kutuplaşma ve kamplaşmaya vesile olacak bir dil kullanmak üzerine bina ederek bir algı operasyonu yürütmüştür. AKP hükümetine ve Başbakan’a bir darbe teşebbüsü söylemiyle “Başbakan’a sahip çıkma” algısı oluşturulmaya ve seçim bu eksende yürütülmeye çalışılmıştır. Bununla beraber mahalli seçimlerle alakası olmamakla birlikte, il ve ilçelerde “Hastanelerde sıra beklemiyoruz”, “Bolu Tüneli’ni biz açtık”, “Başörtüsü ile öğretmenlik yapabiliyorum gibi argümanlarla toplum uyutulmaya çalışılmış, “17 Aralık Yolsuzluk ve Rüşvet Operasyonu”nun üzeri örtülmek istenmiştir.  Milliyetçi Hareket Partisi olarak bizler ise gerek anket çalışmalarımızla gerek mahalle ve semt teşkilatlarımızın tespitleriyle gerek uzman takviyeleriyle vatandaşımızın yerel ihtiyaçlarını karşılayacak, sıkıntısını çözecek tekliflerle seçmenimizin karşısına çıktık.

İ&D: Bu seçim sonuçlarının Türkiye’nin siyasal istikrarına etkisi ne olur?

İsmet BÜYÜKATAMAN: Türkiye’de siyasi istikrar tabu haline getirildi. Bunun başlıca sebebi, (MHP+DSP+ANAP) koalisyonu hariç, eski yıllardaki bazı uyumsuz ve güçsüz koalisyonların Türkiye’yi istikrarsızlığa sürüklemesidir. “Siyasi istikrar ekonomik istikrarı getirir” diye bir çıkarım yaptılar. Bu bir süre işledi. Hemen her seçim öncesinde AKP oluşturduğu “Aman istikrar bozulmasın” söylemiyle vatandaş üzerinde korku ve evhama dayalı bir siyaset tarzı yürüttü.

Bu konuyu 2014 Yerel Seçimleri açısından değerlendirdiğimizde yine ekonomik bazı tedirginlik ve korkuları bünyesinde taşıyan yoksul kesimler, refah artış beklentisi içerisinde olan dar gelirliler ile dini değerler üzerinden yönetilen siyasi bir sömürüye açık kesimlerin ve devlet tarafından doğrudan, bir takım sivil toplum örgütleri tarafından da sosyal yardım kapsamına alınan vatandaşlarımızın aynı saiklerle AKP’ye destek verdiği görüldü. Ancak bütün bunlara rağmen içerde devam eden, AKP’nin uyguladığı politikalardan kaynaklanan hemen her konudaki tartışmalar; dışarıda yürütülen başarısız dış politika bütün komşularımızla gerginlik yaratarak siyasi istikrarımızı tehdit altına aldı. Suriye ile savaşın eşiğine gelmiş durumdayız. Irak ve İran’da farklı alanlarda tartışmalarımız var. Kaçınılmaz olarak ekonomi ile dış politika eskisine göre birbirini fazlasıyla etkilemeye başladı. Bu anlayış ve yaklaşım içerisinde devam edildiği müddetçe, istikrarsızlığın artarak devam edeceği günler kaçınılmaz olacaktır. Kaybeden Türkiye ve ne yazık ki Türk insanı olacaktır.

 İ&D: Genel bir değerlendirme yapacak olursanız, size göre 30 Mart seçimleri ile seçmen nasıl bir mesaj vermiştir? Türkiye’yi ne beklemektedir?

İsmet BÜYÜKATAMAN: 30 Mart’ta millî irade tezahür etmiş, tercihini yapmıştır. Ağır aksak da olsa, gizli veya açık engellemeler de bulunsa Türkiye’de demokratik mekanizmalar işlemekte, millet egemenliği varlığını sürdürmektedir.

Her türlü olumsuzluğa rağmen bu somut gerçekler geleceğimiz adına umut vericidir. Bizi umutlandıran bir başka gelişme ise aziz milletimizin 30 Mart seçimlerine göstermiş olduğu ilgi ve yoğun katılımıdır. 52 milyon 695 bin 831 seçmenin yaklaşık yüzde 90’ı sandığa gitmiştir. Siyasi katılımın rekor düzeyde olması milletimizin egemenlik haklarına sahip çıktığının en açık, en kat’i göstergesidir.

Demokratik tercihlerin düşmanlık üretmesi ve ortaya çıkan neticelerin hazmedilme güçlükleri, kardeşlik ve vatandaşlık hukukunu zedeleyecek, toplumsal çatışmaları teşvik edecektir. Türkiye kritik günler yaşamaktadır. Türkiye’de artık seçim tartışmalarına son verilmeli, gerilim stratejisinden vazgeçilmelidir. Kutuplaşma ve cepheleşmeyi körükleyerek, taraftarlarını keskinleştirme heveslerinden kaçınılmalıdır.

Halkımız bu seçimle Milliyetçi Hareket Partisi’ne, yapılacak olan Milletvekilliği Genel Seçimleriyle iktidara hazır olması için göz kırpmıştır. Tercihini kendisinden yana koyacağına dair kuvvetli bir yöneliş göstermiştir. İktidarın iflas eden politikalarının çaresini MHP’nin onarıcı ve birleştirici gücünde görmektedir.

İ&D: 30 Mart yerel seçim sonuçları önümüzdeki Cumhurbaşkanlığı seçimini ve Genel Seçimleri nasıl etkiler sizce?

İsmet BÜYÜKATAMAN: 30 Mart Mahalli İdareler Seçimleri tamamlanır tamamlanmaz Cumhurbaşkanlığı seçimiyle ilgili görüşler de gün yüzüne çıkmıştır. Türkiye önündeki ikinci seçim güzergâhına sabitlenmiş, siyaset ikinci imtihan sahasına dümen kırmıştır. 10 Ağustos’ta ilk turu yapılacak Cumhurbaşkanlığı seçimi de Türk demokrasisi için çok önemli bir sınav olacaktır.

Her seçimi kendi özel şartlarında değerlendirmek icap eder. Ancak Cumhurbaşkanlığı seçimi ile arkasından 7 Haziran 2015 tarihinde yapılması güçlü ihtimal olan 25. Dönem Milletvekilliği Genel Seçimleri iç içe geçmiş ve birbirlerini doğrudan etkileyen bir organik mahiyet kazanmıştır.

Türkiye’de çok partili siyasi hayata geçilmesinden bu yana Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde zaman zaman sancılı süreçler yaşanmıştır. Ancak, önümüzdeki Cumhurbaşkanlığı seçimi, geçmiş örneklerine benzer şekilde bir krize dönüşme potansiyeli de taşımaktadır. Nitekim bu konunun aylar öncesinden siyasi gündemin merkezine oturması ve yapılmakta olan siyasi ve hukuki meşruiyet tartışmaları bunun somut bir göstergesidir.

Türkiye’nin huzur içerisinde geleceğini belirleyecek bu seçimlere gereken önem verilerek, birlik ve beraberlik içerisinde, millet iradesine saygı gösteren davranışlarla, geleceğimizi tekrar belirleme çabalarımız sürdürülmelidir.

İ&D: Önümüzdeki Cumhurbaşkanı seçiminde, sizin için en uygun aday kimdir? Ya da isim vermek istemiyorsanız nasıl bir aday profili ortaya koyabilirsiniz?

İsmet BÜYÜKATAMAN: Cumhurbaşkanı, devletin başı olarak Türkiye Cumhuriyeti’nin ve Türk milletinin birliğini temsil etmektedir. Bu bakımdan, bu yüce makama seçilecek şahsiyetin geçmişi, siyasi hüviyeti ve temsil ettiği zihniyet hayati önem taşımaktadır. Bu çevrede, bu şahsın her türlü şaibeden uzak temiz bir sicile sahip olması vazgeçilmez bir ön şarttır. Hakkında çok ciddi iddia ve dosyalar bulunanların, geçmişlerinin hesabını vermeden ve aklanmadan bu göreve talip olmaları düşünülemeyecektir. Cumhurbaşkanlığı makamı, bu hesaptan kurtulmak için bir sığınma limanı olarak görülemeyecektir.

Türkiye Cumhuriyeti’ne Cumhurbaşkanı olacak şahsın; Türkiye’nin bütünlüğü ve Türk devletinin millî ve üniter yapısını temsil ve taşıma konusunda milletimizde tereddüt bırakmayacak bir fikri maziye, Cumhuriyetimizin kurucu felsefesini özümsemiş, geçmişinde Cumhuriyetin temel değerlerine samimiyet ve sadakati hakkında kuşku bırakmayacak bir milli duruşa, Türk milletinin birlik ve beraberliğini, millet olma hasletlerini ve yüksek kültürünü benimseme konusunda mutlak güvenilecek ilkeli, berrak ve açık bir düşünce yapısına, İlkeli, dürüst, şaibesiz ve manevî değerlere saygılı hüviyeti ile tebarüz etmiş, demokrasinin ilkeleri konusunda tam duyarlık ve kararlılığa sahip bir şahsiyet olmalıdır.

İ&D: Diğer partilere yönelik kamuoyuna akseden söyleminiz biliniyor; ancak bu söylemin dışında, onların yaklaşımlarını ve stratejilerini değerlendirirken daha farklı bir bakış açınız oluşuyor mu? Bu içeriden olup bitenleri gözleyen daha analitik bakış açısı üzerine neler söyleyebilirsiniz?

İsmet BÜYÜKATAMAN: MHP göründüğü gibi olan ve olduğu gibi görünen bir siyasi partidir. Bu sebeple diğer siyasi partilerle ilgili görüşlerimiz kamuoyuna yansıdığından farklı değildir. Her zaman ifade ettiğimiz gibi, bizim için “Herkes, eşittir Türkiye”dir.

Ortak paydamız; vatan, millet ve bayrak sevgisidir. Ortak değerimiz; “Ne mutlu Türküm diyene” dir. Ortak noktamız; çağın ruhuna, asırların vicdanına, geleceğin ufkuna Türkçe seslenebilmektir.

İ&D: Teşekkür ederiz.